2025 yılı ortalarından itibaren Türkiye’de konut kredi faiz oranlarında düşüş eğilimi başladı. Merkez Bankası’nın politika faizini %50’den %47,5’e düşürmesiyle birlikte bankalardaki konut kredisi faizlerinde de azalma yaşandı; kamu bankalarında %2,8–3,1 bandına gerileyen oranlar görüldü
Normal koşullarda bu tür bir faiz indiriminin, konut satışlarında ciddi bir canlanma yaratması, talebi artırması beklenir. Ancak ne yazık ki, pratikte bu etki henüz belirgin şekilde görülmedi. Satış rakamları istenen ivmeyi yakalayamadı.
Neden Beklenen Etki Oluşmadı?
- Konut fiyatları hâlâ yüksek seviyede: Pandemi sonrası oluşan ciddi değer artışları (%100’ü aşan yıllık artışlar) hâlâ fiyatları el yakan düzeyde tutuyor
- Kredi geri ödeme yükü: Faiz oranları düşmüş olsa da, vade boyunca toplam geri ödeme yükü hâlâ yüksek kalıyor.
- Tüketici güveni yeterince kuvvetli değil: Ekonomide tam bir düzelme sinyali henüz tam olarak hissedilmiş değil.
- İkinci el konut potansiyeli: Söz konusu koşullarda yeni konut üretiminden ziyade ikinci elde bireysel satış eğilimi artıyor.
Kira Artış Oranı %41,13: Düşüş Başladı Ama Yüksek Seviyede Seyrediyor
TÜİK’in Temmuz 2025 verilerine göre, yıllık enflasyon %33,52’ye geriledi. Buna göre kirada uygulanan tavan zam oranı %41,13 olarak belirlendi. Bu oran, önceki ay olan %43,23’e kıyasla düşüş gösterse de hâlâ yüksek seviyelerde.
- Ocak 2025’te kira artışı %58,51 iken, şimdi %41,13’e gerilemiş durumda — aylık bazda düşüş eğilimi sürüyor.
- Ancak yine de ev sahipleri kira artışlarında TÜİK’in 12 aylık ortalamasını esas almakta. Yani kirada tavan artış oranı artık bu oran üzerinden uygulanıyor
Kirada Azalan Enflasyon Bitkisi:
İş yeri ve konut kiraları, aynı tavan oran üzerinden zamlanıyor. Kira artışındaki esneklik, sözleşme şartlarına bağlı olarak sınırlı.
Enflasyon düşüşü kira artışını baskılasa da, maliyetlerdeki genel düşüş henüz kira yükünü önemli ölçüde hafifletmiş değil.